Varsayalım ki karların buzların arasında çırılçıplağım.
Mutluysam. İçim üşümüyorsa. Isınırım zamanla, ölmem.
Ama yaz günü mutsuzluktan içim üşüdüğünde kırk derecede donarak ölebilirim.
Evet. Oda şuan otuz derece sıcaklıkta. Ben titriyorum. Hayır hasta değilim. Ben hasta değilim.Sadece üzgünüm.
  • "Bazen kendimi korumak için sevimli bir kirpi gibi davranıyorum, ama dikenlerim en çok bana batıyor. Takma bir bilinç ve takma bir akılla gündelik hayatımı sürdürüyorum. Bir dönem kalbim yokmuş gibi davrandım. Ama o hep vardı, kalbim takma değil."
    Didem Madak (via iclice)
    • 180
  • drawsomething:

    this is my emotions sheep

    • 1492
    • 1492
  • ”Daha iyi günlerim de olmuştu tabii.

    Boşluğa kurtarıcı gözüyle bakmak ve gelen şeyden kaçamamak zor. 
    Gelen şeyin ne olduğunu tam olarak bilmek; ama engelleyecek umuda sahip olamamak daha da zor.

    Amacından sapmış bir varoluş ve sonu gelmez iç çekişlerinin kişiyi getirdiği noktada dayanmak, bir sonraki gün için umut etmek, doğan yeni güneşi karşılamak… bunlar teoride zor şeyler. 
    Pratikte çok daha zorlar.

    Basit bir beyin, sığ bir düşünce sistemi, sonsuz döngüyü görmeyen bir akla sahip olmanın her şeyi çok daha iyi yaptığı bir dünyada çabalamanın kişiyi vardırdığı yer neresi? 
    Ölümün soğuk çıkmazı. 
    O kadar soğuk ki, yakıyor.

    Ve yakan her şey gibi acı verici. Aşk yakar mesela, özlem yakar, nefret yakar, hayal kırıklığı… ah, sanırım en çok o yakar.

    Bir de içki, o da çok yakıyor. Gündüz vakti olanı hele. Bir de uykusuz bir gecenin sonundaysa…

    Üç noktaların amına koyayım, gerçekçiliğe bir şey olmasın.”

    -alıntı-

  • "bir trene binmek, rastgele defolup gitmek istiyorum. trenin barında alnımı yağmurlu camlara dayamak, küstah bir duble birayla karşılıklı oturup ağlamak…"
    attila ilhan (via labambabamba)

    (Kaynak: yaseminkokusu, labambabamba gönderdi)

    • 30
  • "Çok yakında seni unutacağım. Senin bana dediğin gibi “görüşürüz” diyeceğim ben de sana. Ve ikimiz de yalan söylemiş olacağız"
    j.cortazar (via labambabamba)
    • 7
  • "Gözlerimizi uzaklıklar değil yalnız,
    Göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır"
    h.ergülen (via labambabamba)
    • 5
  • (Kaynak: labambabamba)

    • 3
    • 3
  • "Farklı bir incelik vardı onda çünkü, kimselerin ulaşamadığı, kirlenmemiş, pırıl pırıl bir yan vardı; oturmayı bile unutup saatlerce çömeldiğine, kirpiklerini kırpmadan günlerce sustuğuna ve bakışlarından yansıyan tedirginliğe bakılırsa, kendi kendini deşmeyi biliyordu. Kendi kendini kanatmayı…"
    Sonsuzluğa Nokta , Hasan Ali Toptaş (via labambabamba)

    (Kaynak: portakalyokusu, labambabamba gönderdi)

    • 71
  • Ne kalır geriye aynadan, söyle, ne kalır?
    Geriye kalan âh, sadece yalnızlıklardır…

    (Kaynak: gununritmi, labambabamba gönderdi)

    • 18
  • benim gökyüzümde güneşin doğmadığını biliyordun,
    neden sevmek istedin beni ?
    ateşlere yürüdüğüm bu yollardan, düşüpte sığınırım mı sandın,
    oysa ne çok kelime yorgunum, bu dar sokaklarda. çıkmaz bir sokağı, bir aşağı, bir yukarı, dolaşa dolaşa, bitirmiyorum, çıkmaz bir sokak doluyorum adeta,…

    (Kaynak: marlawriter)

    • 28
  • Beklemek, sana doğru durmadan yürümektir.

    (Kaynak: gununritmi, labambabamba gönderdi)

    • 20
    • 20
  • (Kaynak: graphindie, labambabamba gönderdi)

    • 71
    • 71
  • bugün gelseydin,
    bir ömür adını sayıklardım.
    -beni hayatımın bir döneminde tanıdın-
    su bile durmuyor yerinde.
    sahne.
    oyun.

    (Kaynak: ozelbirkadin, labambabamba gönderdi)

    • 21
  • "Ondan bana ulaşan bir duygu var. Durgunluk diyebileceğim rahatlatıcı bir sevinç. Bunu belki de ben yaratıyorum ve onun kişiliğinde birleştiriyorum. O susarken, sigara içerken, bakarken, uyurken, severken, solurken. Sanki bunalımı bile rahatlatıcı."
    (via labambabamba)

    (Kaynak: tugbayasar, labambabamba gönderdi)

    • 9